Atatürk Havalimanı İç Hatlar terminali Allah'a emanet
Çok sık olmamakla birlikte Atatürk Havalimanı İç Hatlar Terminali Geliş Katına ziyaretlerim oluyor. Bugün bir akrabamız için geliş katındaydım, personel kapıdan Terminal Giriş kartımla giriş yaptım. Peşimden koşarak bir polis memuru geldi, apron kartınızı kontrol etmek istiyorum dedi. Memnuniyetle dedim, işini ne kadar iyi yaptığını güvenlik için ne kadar dikkatli olduğunu düşünerek taktir ettim.
Ta ki bana siz benden izin almadan içeri giremezsiniz diyene kadar.
Bundan sonra geleceksiniz benden izin alacaksınız yoksa içeri giremezsiniz dedi.
Aa öyle mi oldu sistem peki dedim sesimi çıkarmadım yıllardır havalimanındayım ağabeylerim ben hep bu şekilde giriş yaparız polis memuru arkadaşlarda gülümseyerek selam verir genelde.
Şimdi Polislik görevine yeni başlayan bazı arkadaşlarda böyle bir ben ne oldum havası var maalesef. Benim onlarca polis arkadaşım var, babaları polis olan ya da burada tanıştığım polis ağabeylerim aslında tanımak tanımamak meselesi de değil bu görevi üstlenen bütün memurlara sonsuz saygım vardır. Çünkü bizlerin güvenliği için gece gündüz demeden görevlerini layıkıyla yerine getirmek için çalışıyorlar. Hep kendilerini taktir etmiş ve arkalarında durmuşumdur. Bu konularla ilgili taktir yazıları yazmış bazen onların sıkıntılarını dile getirerek bir nebze de olsun zor görevlerinin kolaylaştırılmasına yardımcı olmaya çalışmışımdır.
Bu kısa bilgileri verdikten sonra konumuza kaldığım yerden devam etmek istiyorum.
Polislik görevine yeni başlayan bazı arkadaşlar ben ne dersem odur, ben ne dersem haklıyımdır modunda bazen de karşısındaki vatandaşı ezme çabasıyla konuştuklarının ne tarafa gideceğini bilemiyor.
Havalimanının ağası tavrıyla kalkıp da bana sormadan buradan geçemezsiniz dediğinde aslında bu kez sert bir kayaya çarptığının farkında değildi.
Valiz bantlarının başında beklerken bu kez ben bu arkadaşı takip etmeye başladım.
Geliş katında yolcuların çıkış yaptığı kapı açıldığı an içeri dışarıda yolcularını karşılamak için bekleyen yolcu yakınları girmeye başladı. Bir iki üç geri gönderdi, yaşlı bir amcanın ricası üzerine içeri girmesine müsaade etti. Amca havalimanı ağasından izin aldığı için problem olmadı. Daha sonra bir kadın elini kolunu sallaya sallaya içeri girdi, karşıladığı yolcusuna sarıldı öptü bir güzel valizlerini aldılar çıktılar.
Bende polis memuru arkadaşın yanına giderek, ben personel kapıdan terminal kartımla giriş yaptığım halde bana gelip sen benden izinsiz içeri giremezsin derken, şurada ailesiyle sarılan kadın sana hiçbir şey söylemeden çıkış kapısından nasıl giriş yapabiliyor?
Polis Memuru, 'Benden izin aldı bende girişine izin verdim.'
Ben senin o kadının içeriye girdiğini bile görmediğini ta oradan gördüm dedim. Bu benim için bir haber kaynağıdır.
Şimdi Atatürk Havalimanı Emniyet Şube Müdürü Şener Yılmaz'a ve Atatürk Havalimanı İç Hatlardan Sorumlu Mustafa Tekalan'a soruyorum, burada bu polis memuru Atatürk Havalimanı Mülki İdare Amiri ve İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Aydın Beyefendinin güvenip giriş çıkışına izin verdiği bir personele güvenmeyen bu polis memuru, hayatında ilk kez gördüğü ve hırlı mı hırsız mı olduğunu bilmediği bu yolcu yakını sıfatıyla içeri giriş yapmak isteyen vatandaşlara nasıl güvenir?
Buradaki yolcuların valizi, çantası ya da herhangi bir değerli eşyası çalındığında bunun sorumlusu kimdir?
Not: Kamera kayıtlarının incelenmesi için bu olay 21.10.2011 tarihinde 10:40 ile 11:10 saatleri arasında gerçekleştirmiştir.
DİĞER YAZILAR
- Aldanmayın bu yalanlara (19 Eylül 2011 )
- THY hostesleri açlıktan bayılıyor! (05 Eylül 2011 )
- Şişman hosteslere benden bayram hediyesi (26 Ağustos 2011 )
- Hiç bir şey göründüğü gibi değil (17 Ağustos 2011 )
YAZARLAR
-
Yusuf Zengin
-
Deniz Bursalı

